Okunma Sayısı : 1794
Geçen yazımızda şehrin genel hastalığı üzerinde durmuştuk. Gereksiz gündemler şehri yorduğu gibi enerjisini bitiriyor..
Isparta muhteşem bir coğrafya.. Her köşesi ayrı bir güzellik. Neredeyse 12 ay sadece Türkiye değil Dünya'dan ziyaretçi alabilecek potansiyelde.. Ama bir türlü olmuyor.
Nedeni bizde. Şehrin bugüne kadar "TANITIM PLAMLAMASI" hiç olmadı. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı - çalışıyor, emek verdi- veriyor. Ama plansız- programsız olunca istenilen sonuç alınamadı-
alınamıyor. Rastgele bu işler olmuyor. Profesyonel ellerin, akılların devreye girmesi gerekiyor.
Davraz ile ilgili Sami Bey profesyonel yaklaşım ile neler yapılabileceğini gösterdi aslında. Çok güzel gelişmeler var. Ama Sami beyi Isparta'da kaç kişi anladı derseniz:"20 kişiyi geçmez."
Çok acil Isparta'nin "TANITIM PLANLAMASI" nın yapılması lazım. Yoksa şehir çok önemli fırsatları kaybediyor. Kim öncülük yapacaksa- yapsın ama yapılsın.
Gülü ile ilgili ünlü Isparta'ya "Gül mevsiminde gelinir mi? Gelsek ne yapalim?" diye hâlâ soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
"Gül bahçesinde 2 saat yeter, sonra ne yapacaz?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
" Isparta'da antik kent var mi? Doğası nasılsın?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
"Isparta'da ne yiyebiliriz?" diye soruluyorsa, bu bizim ayıbımız.
Turkiye'nin en büyük tur şirketi, bireysel girişimlerle Isparta'ya gül mevsimi turlarını sokuyorsa; bu bizim ayıbımız..
Sonuçta kimseyi suçlamadan önümüze bakalım. Sadece turizm açısından değil; Antalya Isparta için çok büyük pazar. Ama ne kadar varız bu alanda? Neredeyse yokuz.. Olanlar zaten büyüdü gitti, marka oldu.
Kısır çekişmelerle boşa zaman harcamayalım.
Isparta icin oldukça önemli bir konuyu da atlamayalım..
Kurumsal bir yapıya dönelim..