odg AKTÜEL

Tarkan çetin'ile YAZIYORUM;odg medya'da

GÜL'Ü KAYBEDERSEK 

ISPARTA BİR PARÇASINI KAYBEDER ..!

 Yazan: Gazeteci Tarkan Çetin

 Bazı şehirler vardır…

Bir bina ile anılır…

Bir caddeyle…

Bir meydanla…

 Bazı şehirler ise kokusuyla hafızalara kazınır.

 Isparta işte öyle bir şehir…

 Daha şehrin girişinde hissedersiniz o farklılığı.

Sabahın erken saatlerinde gül bahçelerinden yükselen kokuyu içinize çektiğiniz an anlarsınız:

Bu şehir sıradan bir şehir değildir.

 Gül, Isparta’nın sadece tarım ürünü değildir.

Gül bu şehrin hafızasıdır.

Kültürüdür.

Kimliğidir.

 Yıllardır dünyanın dört bir yanına gönderilen gül yağı, gül suyu ve gül ürünleri aslında Isparta’nın adını taşıyor. Paris’te bir parfüm şişesinde de var bu şehir…

Dubai’de bir kozmetik mağazasında da…

Avrupa’daki lüks markaların raflarında da…

 Ama bazen insan en kıymetli değerinin farkına en son kendisi varıyor.

 Şimdi dönüp etrafımıza bakmamız gerekiyor.

Gül üreticisinin yaşadığı zorlukları görmemiz gerekiyor.

Sabah ezanıyla birlikte tarlaya giren insanların emeğini anlamamız gerekiyor.

 Çünkü gül kolay yetişmiyor.

 Ayaz görüyor…

Yağmur görüyor…

Emek görüyor…

Sabır görüyor…

 Bir kilo gül yağı için tonlarca gül gerekiyor.

O güllerin her yaprağında ise üreticinin alın teri var.

 İşte tam da bu yüzden gül sadece ekonomik bir değer değildir.

Aynı zamanda korunması gereken kültürel bir mirastır.

 Bugün dünyada “marka şehir” olmanın yolu sahip olduğun değeri doğru tanıtmaktan geçiyor. Isparta’nın elindeki en büyük güçlerden biri de hiç şüphesiz güldür.

 Bakın artık insanlar sadece gezmek istemiyor.

Deneyim yaşamak istiyor.

Toprağa dokunmak istiyor.

Doğallığı hissetmek istiyor.

 Gül hasadı tam da bunun merkezi olabilir.

 Düşünün…

Sabah gün doğmadan gül bahçelerine giren turistler…

Sepetlerle gül toplayan insanlar…

Mor dağların eteğinde pembe tarlalar…

Şehir merkezinde gül kokusu…

Festival alanlarında binlerce insan…

 Aslında Isparta’nın turizm geleceği tam da burada duruyor.

 Ama bunun için önce bizim sahip çıkmamız gerekiyor.

 Sadece belediyelerin…

Sadece kurumların…

Sadece üreticinin değil…

 Bu şehirde yaşayan herkesin güle sahip çıkması gerekiyor.

 Çünkü gül giderse Isparta eksilir.

 Halı bu şehrin geçmişidir…

Gül ise geçmişle geleceği birbirine bağlayan en güçlü köprüdür.

 Şimdi gül sezonundayız…

Şimdi Isparta’nın en güzel zamanı…

 Buradan şehir dışında yaşayan tüm hemşehrilerimize de çağrımız olsun:

Gelin…

Bu güzelliği görün…

Bu kokuyu içinize çekin…

Gül Festivali’nin coşkusunu birlikte yaşayalım.

 

Çünkü bazı şehirler görülür. 

Ama Isparta hissedilir.